Türkiye’nin bütçe açığı kaygı verici boyutlarda mı?

Posted by

Kamu mali disiplini, uzun yıllardır Türkiye ekonomisinin en güçlü yönlerinden biri oldu.

Geçen yılki darbe girişiminin ardından hükümetin aldığı önlemler kapsamında mali teşvikler ile kamu harcamalarının artırılması ise son dönemde bütçe görünümünde bozulmaya yol açtı.

Haziran ayında bütçe dengesinin negatife döndüğü ve bütçe açığının 13,7 milyar TL olduğu görüldü.

Bir önceki yılın Haziran ayında ise bütçe 7,9 milyar TL açık vermişti.

Ocak-Haziran dönemine ilişkin bütçe açığı ise 25,2 milyar TL ile önceki yılların ilk 6 aylık dönemleriyle karşılaştırıldığında tarihi bir rekora işaret ediyor.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, yılın ilk 6 ayına dair bütçe gerçekleşmeleriyle ilgili olarak Haziran ayında yaptığı basın toplantısında bütçe açığının 2017 yılında hedeflendiğinden yüksek olabileceğini söyledi.

Hükümet 2017 yılı için bütçe açığı hedefini 46,9 milyar TL olarak açıklamıştı.

2016 yılında ise bütçe açığı 29,3 milyar TL olmuştu.

Sosyal güvenlik prim etkisi

Bütçe açığının bu yılın ilk yarısında bu kadar yükselmesinde hangi etmenler rol oynadı?

Garanti Yatırım’ın raporunda yılın ilk yarısında bütçe performansının beklentilerin üzerinde bozulmasında yılın son çeyreğine ötelenen sosyal güvenlik prim ödemelerinin etkili olduğunu vurguluyor.

Bu etki ise şirketlerin yılın birinci çeyreğinde ödemesi gereken sosyal güvenlik prim ödemelerinin, yılın son çeyreğine ertelenmesi yüzünden ortaya çıktı.

Ancak rapor 6 milyar TL civarında olan bu etki dışlandığında bile bütçe performansının kötüleştiğini belirtiyor; buna sebep olarak da vergi gelirlerindeki hız kaybı ile sınırlı özelleştirme geliri katkısı gösteriliyor.

İstihdamı desteklemek için atılan adımlar

Merkezi İngiltere’de bulunan BlueBay portföy yönetimi şirketinin gelişmekte olan piyasalar masasından Timothy Ash ise bütçe görünümündeki bozulmanın nedenlerini şu şekilde sıralıyor:

  • Darbe girişiminin ardından ekonominin yavaşlayacağı endişesi yüzünden mali politikalarda gevşemeye gidilmesi ve harcamaların artması
  • Turizm gibi sıkıntıda olan sektörlere hükümetin destek programları açıklaması
  • İstihdamı desteklemek için açıklanan programlar
  • Tüketim üzerinden alınan vergilerde indirime gidilmesi

Hazine’nin yasal borçlanma limitinde artış olabilir

Bütçe açığında yaşanan bu tablo, devletin kasası niteliğini taşıyan Hazine’nin de daha fazla borçlanmasına yol açıyor.

Hazine 2017’nin ilk altı ayında 46 milyar 473 milyon TL borçlandı.

Bu da eski Hazine Müsteşarı Mahfi Eğilmez’in yaptığı hesaplamalara göre 2017 yılı için yaklaşık 47,5 milyar TL olan yasal borçlanma limitine çok yakın bir rakam.

Hazine’nin bir dönemde yaptığı iç borçlanma toplamını aynı dönemde yaptığı iç borç ödemeleri toplamına böldüğümüzde bulduğumuz toplam iç borç çevirme oranı ise yüzde 114,3 oranı ile 2003’ten beri en yüksek seviyesine çıktı.

Bu yüzden ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, geçtiğimiz günlerde çeşitli basın kuruluşlarına yaptığı açıklamalarda “Meclis’e gidip ilave borçlanma yetkisi istememiz gerekecek” ifadesini kullandı.

“Bütçe Kanunu’nda öngördüğümüzden daha fazla borçlanacağız. Bugün itibarıyla net olarak borçlanma limiti içinde kalamayacağımız görünüyor” diyen Şimşek, bunda bütçe açığının ve savunma harcamalarının artmasının rol oynadığını söyledi.

Böylece bütün dünyada finansal krizin yaşandığı 2009 yılından beri ilk defa Türkiye’de Hazine’nin borçlanma limitinin yükseltilmesi konusunda bir adım atılabilir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*